Kaş ilçesi denizden iki bin metreye kadar uzanıyor ve bu aralıkta 55 köyü var. Yükseldikçe bitkiler de değişiyor: sahilde keçiboynuzu ve zeytin, makilikte adaçayı ve kekik, yaylada sedir. Burada yetişenlerin çoğunu görmeden önce kokusundan tanıyorsun, özellikle mayısta.
Bu bitkilerden biri dünyada başka hiçbir yerde yok ve geriye 237 tanesi kalmış. Başlamak için doğru yer burası gibi görünüyor.
Likya Orkidesi
Ophrys lycia, yani Likya ya da Kaş orkidesi, yalnızca Kaş ilçesi sınırları içinde yetişiyor; dünyanın başka hiçbir yerinde yok. Koruma projesi kapsamındaki arazi çalışmalarında 237 birey sayılmış. 237 popülasyon ya da 237 hektar değil: 237 bitki.
Bir arı orkidesi. Bu cinsteki orkideler dişi böceği o kadar iyi taklit ediyor ki erkek böcek çiftleşmeye kalkışıyor ve bu sırada poleni üstüne alıp götürüyor. Türkiye’de yaklaşık 170 orkide türü var ve bu, en nadir olanlardan biri.
İki şey neredeyse bitiriyordu. Otlatma, çünkü hayvanların geçtiği açık alanda yetişiyor; ve toplama, çünkü orkide yumruları salebin hammaddesi. Yabani bir orkideyi sıcak bir içecek için sökmek zaten kötü bir takas; birkaç yüz bireyi kalmış bir tür söz konusu olduğunda ise doğrudan yok oluş demek. Bitkinin yalnızca burada bulunduğu ve azaldığı ise geç anlaşılmış.
Şimdi koruma altında. Ağullu ile Çukurbağ köyleri arasında yaklaşık on dönümlük, telle çevrili bir özel koruma alanı hayvanları da toplayıcıları da dışarıda tutuyor. Proje Akdeniz Üniversitesi öncülüğünde, yerel orman ve milli eğitim müdürlükleriyle birlikte yürütülüyor. Tohumlar Türkiye Tohum Gen Bankası’nda saklanıyor. Bitki orkide ölçülerine göre bile yavaş: ilk yaprağını yaklaşık beş yılda veriyor, olgunlaşması on yılı buluyor ve yalnızca 500 metrenin altında yetişiyor.
Bu yazıda fotoğrafını koymadık ve bu bilinçli bir tercih. Ophrys lycia‘nın serbest lisanslı bir fotoğrafı dolaşımda yok; telin arkasında 237 bireyle var olan bir bitki için bu da bir şey anlatıyor. Görmek istiyorsan ilkbaharda git ve telin dışından, dikkatle bak.
Keçiboynuzu

Burada keçiboynuzu deniyor, harnup adıyla da biliniyor. Kasabadan en uzak köylere kadar her yerde yetişiyor ve kimseden bir şey istemiyor: meyveler dalında kuruyor, yani işleme diye bir şey yok. Kurumuşken topla, aylarca durur; yeter ki havadar bir yerde sakla. Poşete kapatırsan rutubet alıp bozuluyor.
Karşına en çok pekmez olarak çıkacak; her pazarda satılan koyu renkli o pekmez. Bir de kekte kullanılan un hâli var. Meyvenin kendisi de çiğneniyor; sonradan sevilen bir tat ama sevmeye değer. Bir ayrıntı: karat ölçüsü keçiboynuzu çekirdeğinden geliyor. Ağırlıkları alışılmadık ölçüde birbirine yakın olduğu için kuyumcular bir zamanlar denge taşı olarak bunları kullanmış.
Adaçayı

Akdeniz’de yetişen türü Salvia fruticosa, yani Anadolu adaçayı. Gri yeşil bir çalı; yaprakları yumuşak ve tüylü, ilkbaharda soluk mor çiçek açıyor. Kaş’ın arkasındaki bütün makilikte var ve sıcak bir öğleden sonra onu görmeden önce kokusunu alıyorsun.
Kurutulup demlendiğinde kasabadaki dükkânların yarısında önüne konan bitki çayı oluyor; genelde ballı, bazen limonlu. Cuma pazarından bir paket almak bu kıyıdaki en kolay hediyelik: ağırlığı yok ve şubatta evde açtığında hâlâ o yamacın kokusu geliyor.
Kekik

Türkçede tek bir kelime kullanıyoruz ama kekik dediğimiz şey aslında birkaç ayrı bitki. Bu tepelerde en yaygını Origanum onites, yani İzmir kekiği: alçak, odunsu, küçük beyaz çiçek başlıklı. Bir de Thymbra spicata var, karabaş kekik; kokusu daha koyu ve reçineli.
Yaz başında Likya Yolu’nun baskın kokusu bu. Haziranda Kaş’ın üstündeki bir etabı yürürsen saatlerce ayağının altında ezersin. Kasabadaki her masada ızgara balığın ve kuzunun üstünde olan da bu; Türk kekiğinin tonlarca ihraç edilmesinin sebebi de.
Toplama konusunda bir not: koruma alanlarında ve Kaş-Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde olduğu yerde bırak. Pazarda bir paketi neredeyse bedava ve parası da yöre halkına gidiyor.
Isırgan Otu

Isırgan otu yağmurlardan sonra çıkıyor: nisan ve mayısta, sonra bir de ekim ve kasımda; nemli topraklarda ve tarla kenarlarında. Dişli yapraklarından tanırsın, dikkatsizsen tüylerinden. O tüyler içi boş ve deriye sürtünüp kırıldığında tahriş edici sıvıyı bırakıyor.
Pişince yakma özelliğini tamamen kaybediyor ve güçlü bir ıspanak gibi davranıyor. Buradaki köylerde böreğe ve çorbaya giriyor; ilkbaharda cuma pazarında demet demet satılan otlardan biri. Kendin toplayacaksan eldiven tak ve yalnızca taze uç yapraklarını al.
Burada Başka Neler Yetişiyor
Tam bir liste değil. Sadece sürekli gözüne çarpacak olanlar.
Begonvil
Yerli değil ama o kadar yerleşmiş ki eski çarşı onsuz eksik görünürdü. Mayıstan itibaren her beyaz duvarın üstünde mor ve turuncu.
Kapari
Doğrudan dikey kireçtaşına kök salıyor, liman duvarları dahil. Tomurcukları turşu oluyor, meyvesi meze tabağında karşına çıkıyor.
Yasemin
Eski çarşıda kapı önlerine tam da tahmin ettiğin sebeple dikilmiş. Kokusu hava karardıktan sonra en güçlü hâlinde.
Zeytin ve narenciye
Kapı aralarından görünen bahçelerde ve Çukurbağ yolundaki teraslarda. Kışın limon, sonbaharın sonunda sıkılan zeytin.
Toros sediri
Sahilde değil ama bir buçuk saat kuzeyde, Gömbe'de çamın yerini Cedrus libani alıyor. Dünyadaki toplamın yarısından fazlası Türkiye'de.
Yabani elma ve ceviz
Gömbe çevresindeki yayla bahçelerinde. Özellikle elmalar o yolu hak ediyor; sonbaharda yol kenarında satılıyor.
Nereden Bulunur?
Kısa cevap: Kaş’ın cuma pazarı. Kuru adaçayı, kekik, keçiboynuzu pekmezi ve ilkbaharda demet demet ot; hepsi o sabah köylerden inmiş oluyor. Bunları eve götürmenin en kolay yolu bu, üstelik paranın doğru yere gitmesini sağlayan tek yol da bu.
Almak değil de görmek istiyorsan yürü. Nisan ya da mayısta kasabanın üstündeki bir Likya Yolu etabı, bu sayfadakilerin çoğunu bir saat içinde önüne çıkarır. Bir buçuk saat kuzeydeki sedir ormanını ve yayla bahçelerini ise Gömbe rehberimizde anlattık.
Bir ricamız var. Kaş-Kekova bir Özel Çevre Koruma Bölgesi ve Ağullu’daki orkide alanı, toplama yüzünden tür neredeyse tükendiği için var. Bitkilerin fotoğrafını çek, pazardan al ve yabani olanları yerinde bırak.
Sıkça Sorulan Sorular
Sadece Kaş'ta yetişen bitki hangisi?
Ophrys lycia, yani Likya ya da Kaş orkidesi. Kaş ilçesi sınırları içinde bulunuyor ve dünyada başka hiçbir yerde yok. Koruma projesinin arazi çalışmalarında 237 birey sayılmış. Ağullu ile Çukurbağ arasında telle çevrili bir alanda koruma altında.
Likya orkidesi neden tehlikede?
Otlatma ve toplama yüzünden. Orkide yumruları salebin hammaddesi olduğu için yabani orkideler nesiller boyu sökülmüş. Türün yalnızca burada bulunduğu ve azaldığı geç fark edilmiş. Üstelik çok yavaş büyüyor: ilk yaprak yaklaşık beş yılda, olgunluk on yıl civarında.
Kaş çevresinde yabani ot toplanabilir mi?
Sıradan açık alanlarda kendi kullanımın için az miktarda toplamak olağan. Kaş-Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde ve Ağullu’daki orkide alanı çevresinde toplama. Cuma pazarı aynı otları çok ucuza satıyor ve para köylere gidiyor.
Keçiboynuzu nedir?
Harnup olarak da bilinen Ceratonia siliqua. Meyveler dalında kuruduğu için işleme gerekmiyor. Meyve olarak, un olarak ve en çok da koyu renkli pekmez olarak satılıyor. Kuru meyveleri havadar bir yerde sakla; kapalı yerde rutubet alıyor.
Adaçayı hangi bitki?
Bu kıyıda Salvia fruticosa, yani Anadolu adaçayı. Kurutulup demlendiğinde Kaş’ın her yerinde ikram edilen bitki çayı oluyor, genelde ballı. Kasabanın arkasındaki makilikte yabani olarak yetişiyor.
Kır çiçeklerini görmek için en iyi zaman ne zaman?
Nisan ve mayıs. Yağmurlar bitmiş, maki çiçekte ve Likya Yolu kekik kokuyor. Sonbaharda, ekim yağmurlarından sonra ikinci ve daha küçük bir çiçeklenme daha oluyor.
GERİYE İKİ YÜZ OTUZ YEDİ KALDI
Adaçayı, kekik, keçiboynuzu ve başka hiçbir yerde yetişmeyen bir orkide.
Nisanda gel ve yokuş yukarı yürü.